logo

haberlerRenkFM Blog - Nilüfer, 18 Yıl Önce Evlat Edindiği Ayşe Nazlı ile Röportaj Verdi


Son Eklenenler

Kıvanç Tatlıtuğ, Ayağından İkinci Kez Ameliyat Oldu
Kıvanç Tatlıtuğ, Ayağından İkinci Kez Ameliyat Oldu

Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, ikinci kez ameli......

Nilüfer, 18 Yıl Önce Evlat Edindiği Ayşe Nazlı ile Röportaj Verdi
Nilüfer, 18 Yıl Önce Evlat Edindiği Ayşe Nazlı ile Röportaj Verdi

Ünlü şarkıcı Nilüfer, ......

Özcan Deniz'in Yeni Aşkı
Özcan Deniz'in Yeni Aşkı

Kendisinden 21 yaş küçük oyuncu Buse Narcı (23) ile olaylı bir şekilde ayrılan ......

Yaşar'dan 20'nci Yıl Albümü
Yaşar'dan 20'nci Yıl Albümü

Yaşar'dan 20'nci Yıl Albümü. Pop m......

Murat Boz, Candan Kardeşlerle Aynı Ortamda Olduğunu Kabul Edip İhaneti Reddetti
Murat Boz, Candan Kardeşlerle Aynı Ortamda Olduğunu Kabul Edip İhaneti Reddetti

Ünlü popçu Murat Boz, ......

İbrahim Tatlıses Kazancına Kazanç Katacak
İbrahim Tatlıses Kazancına Kazanç Katacak

İbrahim Tatlıses Kazancına Kazanç Katacak. Ünlü türkücü ......

Nilüfer, 18 Yıl Önce Evlat Edindiği Ayşe Nazlı ile Röportaj Verdi

Nilüfer, 18 Yıl Önce Evlat Edindiği Ayşe Nazlı ile Röportaj Verdi

Ünlü şarkıcı Nilüfer, Anneler Günü'nde 1999 yılında evlat edindiği ve Ayşe Nazlı adını verdiği kızıyla birlikte Hürriyet gazetesinden Cengiz Semercioğlu'na röportaj verdi.

Pop müziğin sevilen sanatçısı Nilüfer, 1999 yılında bir bebeği evlat edindi. Ünlü sanatçı, Ayşe Nazlı adını verdiği bebeğine kavuşmayı iki yıl bekledi.

Reha Muhtar'ın "babalık" yaptığı kız büyüdü, kocaman oldu. Akıllarda hala minik hali kalan Ayşe Nazlı'nın son fotoğrafları herkesi şaşırtıyor.

Kızıyla birlikte Hürriyet gazetesinden Cebgiz Semercioğlu'na röportaj veren Nilüfer, "Ayşe Nazlı'ya 'Ben de ileride annem gibi Alzheimer olursam hiç evde bakıcı ile uğraşma, beni bakımevine koy' diyorum. Şu anda bir flörtü yok ama olmasını isterim. Gizli gizli flört edeceğine benim bilgim dahilinde olması çok daha güzel olur. Amerikan filmlerinde olur ya çocuk elinde bir buket çiçekle kız arkadaşının evinin kapısını çalar... İşte Ayşe Nazlının flörtü de eline bir buket çiçekle gelecek, 'biz bu akşam şuraya gideceğiz izniniz olursa' diyecek" şeklinde konuştu.

Ayşe Nazlı, bugün Anneler Günü. Annene sürpriz hazırladın mı?

Ayşe Nazlı: Bir şey yapacağım bugün ama şu an söylemek istemiyorum.

Hediye seçmek filan zordur aslında...

Nilüfer: Hediyenin ne önemi var? Önemli olan ileride kızımın bana aldığı herhangi bir şeyi, bir anı olarak hatırlamak. "Kızım bana bunu 17 yaşındayken Anneler Günü'nde aldı" demek. Küçücük bir şey bile olsa yeter.

Anneler Günü'nün senin için özel bir anlamı yok mu?

Nilüfer: Bana her gün Anneler Günü. Ben özel günlere çok takılan biri değilim. Anneler Günü olduğu zaman kaybettiğim annemi anıyorum. İçim burkuluyor. Özel günlere şartlanmış gibiyiz. Ama ben Sevgililer Günü'ne filan da takılan biri değilim.

Sevgililer Günü'nü kutlamaz mısınız?

Nilüfer: Kutlamam.

"ANNEM SON 5 SENESİNDE BENİ TANIMIYORDU"

Anneni kaybedeli üç yıl oldu. Alzheimer hastasıydı değil mi?

Nilüfer: Evet. Üç sene oldu. Ölmeden önceki son 4-5 senede zaten beni tanımıyordu. Bu hastalığı yaşayanlar bilir. En zor hastalıklardan biri. Anneme bebek gibi bakıldı. Vefat ettiğinde 91 yaşındaydı. Son bir yılında yatağa bağımlı şekilde yaşadı. Çok sıkıntı çekti. İnsan bir noktadan sonra "Allah artık hayırlısını versin" diyor. Haline üzülüyorsun. Son 3-5 ayda çok kez yoğun bakıma taşıdık.

Ayşe Nazlı 17 yaşında... Peki, sen 17 yaşındayken annenle ilişkin nasıldı?

Nilüfer: Biz annemle çok tartışırdık. Annem her şeyime karışan, aşırı baskı uygulayan bir kadındı. Babam ben 10 yaşındayken vefat etti. Küçük yaşta babamı kaybettiğimiz için bütün sorumluluk annemdeydi. Sanıyorum annem bu nedenle korkuyordu.

Siz Ayşe Nazlı ile çatışıyor musunuz?

Nilüfer: O kadar çatışmıyoruz. Ayşe Nazlı çok uyumlu bir çocuk. Son derece saygılıdır. Bazen benim tavsiyelerime ve uyarılarıma itiraz edebiliyor. Bu da normal, onun yaşının getirdiği şeyler. Ama öyle şiddetli çatışmalarımız ve kavgalarımız yok.

Ayşe Nazlı sana sorayım aynı soruyu bir de...

Nilüfer: Hayır desin de kafasını kırayım (Gülüyor)...

Ayşe Nazlı: Annemin dediği gibi çok fazla tartışmıyoruz.

"AYŞE NAZLI'NIN GECE ÇIKMASINA İZİN YOK"

Giyimine, gezmene, arkadaşlarına filan karışıyor muydu?

Nilüfer: Evet. Club 33 diye bir yer vardı o dönemlerde. Bazı arkadaşlarım ortaokuldayken oraya matineye giderlerdi. Annem bırakmazdı. Yasaklar koyardı. Gece çıkmam zaten imkansızdı. Gündüz öyle yerlere gitmeme de izin vermezdi. Zaman zaman punduna getirip giderdim gerçi.

Ayşe Nazlı sen de annenin yaptığı gibi punduna getiriyor musun bazen?

Ayşe Nazlı: Yok. Ben gittiğim yerleri söylüyorum. Nereye gidersem annemin haberi olur ondan...

Nilüfer: Makul bir şeyse hayır demem için bir neden yok. Ben anneme hiçbir şeyimi anlatmazdım. Kapalı kutuydum. Ama annemden dolayı öyleydim. Annemle hiçbir şeyi konuşamazdım. Ne flörtümü ne de içimde olan duygularımı... Annem hiçbir zaman "Neyin var kızım, gel konuşalım" demedi. Biz Ayşe Nazlı ile öyle değiliz. Her şeyi konuşabiliyoruz. Zaten devir de artık öyle değil.

Ayşe Nazlı'nın en çok neyine karışıyorsun?

Nilüfer: Çok fazla karışmam gereken bir durum olmuyor. Bazen bazı arkadaşlarının gece dışarı çıktıklarını söylüyor.

Gece çıkma izni var mı, yok mu?

Nilüfer: Boyu beni geçti ama gece çıkmaya izni yok. Oturduğumuz sitenin içinde bir kafe var. Arkadaşlarıyla oraya gidiyorlar. Bizim sitenin içinde olursa en geç 8'e kadar izni oluyor... Benim yaşadığım dönemle onun yaşadığı dönem çok farklı. Ben onu anlamaya çalışıyorum. Arada anlayamadığım ve tenkit ettiğim şeyler olabiliyor ama.

"AYŞE NAZLI'NIN GECE ÇIKMASINA İZİN YOK"

Giyimine, gezmene, arkadaşlarına filan karışıyor muydu?

Nilüfer: Evet. Club 33 diye bir yer vardı o dönemlerde. Bazı arkadaşlarım ortaokuldayken oraya matineye giderlerdi. Annem bırakmazdı. Yasaklar koyardı. Gece çıkmam zaten imkansızdı. Gündüz öyle yerlere gitmeme de izin vermezdi. Zaman zaman punduna getirip giderdim gerçi.

Ayşe Nazlı sen de annenin yaptığı gibi punduna getiriyor musun bazen?

Ayşe Nazlı: Yok. Ben gittiğim yerleri söylüyorum. Nereye gidersem annemin haberi olur ondan...

Nilüfer: Makul bir şeyse hayır demem için bir neden yok. Ben anneme hiçbir şeyimi anlatmazdım. Kapalı kutuydum. Ama annemden dolayı öyleydim. Annemle hiçbir şeyi konuşamazdım. Ne flörtümü ne de içimde olan duygularımı... Annem hiçbir zaman "Neyin var kızım, gel konuşalım" demedi. Biz Ayşe Nazlı ile öyle değiliz. Her şeyi konuşabiliyoruz. Zaten devir de artık öyle değil.

Ayşe Nazlı'nın en çok neyine karışıyorsun?

Nilüfer: Çok fazla karışmam gereken bir durum olmuyor. Bazen bazı arkadaşlarının gece dışarı çıktıklarını söylüyor.

Gece çıkma izni var mı, yok mu?

Nilüfer: Boyu beni geçti ama gece çıkmaya izni yok. Oturduğumuz sitenin içinde bir kafe var. Arkadaşlarıyla oraya gidiyorlar. Bizim sitenin içinde olursa en geç 8'e kadar izni oluyor... Benim yaşadığım dönemle onun yaşadığı dönem çok farklı. Ben onu anlamaya çalışıyorum. Arada anlayamadığım ve tenkit ettiğim şeyler olabiliyor ama.

Baban Reha Muhtar'a hâlâ hafta sonları mı gidiyorsun?

Ayşe Nazlı: Evet. Cuma gidiyorum, pazar dönüyorum.

"REHA iLE iLiŞKiMiZ ÇOK SANSASYONEL OLMUŞTU"

Kardeşlerinle aran nasıl?

Ayşe Nazlı: Çok iyi aramız. Geçen hafta doğum günlerini kutladık.

Nilüfer sen peki Reha'yla görüşüyor musun?

Nilüfer: Görüşüyoruz. Geçen ay birlikte üçümüz yemek yedik. Hiçbir zaman bir sorunumuz olmadı zaten.

Şimdi ikizlerin velayetiyle uğraşıyor Reha. Konuşuyor musunuz bunu?

Nilüfer: Öyle bir olay var ama bizim gündemimizde değil bu konu.

İlişkiniz başladığı dönemde çok konuşulmuştu...

Nilüfer: Herkes o dönemde çok şaşırmıştı. Neden bilmiyorum. Çok sansasyonel bir şey oldu.

Ayşe Nazlı'nın çocukluk dönemi mi, ergenlik dönemi mi daha zor oldu?

Nilüfer: Ergenliğin getirdiği bazı değişimler var. Mesela okulu için bir şey söylediğim zaman "Tamam anne, tamam anladım" diyor. Ayşe Nazlı'da bu 1 senedir var. Çocukken onun bir an evvel büyümesini istiyordum. Çok hareketli bir çocuktu. Tek zor tarafı oydu. Ayşe Nazlı hep çok tatlıydı.

En son birlikte Miami'ye mi gittiniz?

Nilüfer: Yok. Çok sık seyahat ediyoruz. Geçen ay bahar tatili vardı. İspanya'ya gittik. Valencia'ya gidip oradan Madrid'e geçtik. Sömestr tatilinde de bir hafta Portekiz'e gittik. Lizbon ve Porto'yu gezdik. Fırsat buldukça kızımla kaçıyoruz. Seyahat etmeyi çok seviyoruz, o benim en iyi arkadaşım.

Ayşe Nazlı için de öyle mi acaba? Annenle tatile gitmekten sıkıldığın olmuyor mu?

Ayşe Nazlı: Sıkılmıyorum. Çok güzel geçiyor, birlikte çok eğleniyoruz. Zaten burada da tatile gitmeden önce arkadaşlarımla geçireceğim zamanlarım oluyor.
Nilüfer: Çok gülüyoruz tatillerde. Çok keyifli vakit geçiyoruz. Ben de daha rahat oluyorum yurtdışında. Tatildeyken "Artık 20'li yaşlarına geldiğin zaman benim yerime erkek arkadaşınla ya da arkadaşlarınla gidersin" dedim. "Yok seninle de giderim" dedi. Çok hoşuma gitti.

"KIZIMA 'ALZHEIMER OLURSAM BENi BAKIMEViNE KOY, UĞRAŞMA' DiYORUM"

Ayşe Nazlı biraz daha büyüyünce, arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmeye başlayınca kendini terk edilmiş gibi mi hissedersin?

Nilüfer: Hayır. Sonuçta bu onun hayatı. Yurtdışında okumaya gitse de evlense de öyle hissetmem. Ayşe Nazlı'ya "Ben de ileride annem gibi Alzheimer olursam hiç evde bakıcı ile uğraşma, beni bakımevine koy" diyorum. Annem 1.5 sene Lape Hastanesi'nin huzurevinde kaldı. Rehabilite olması gerekiyordu. Kendi evinde tek başına yaşıyordu ve evinde yardımcı istemiyordu. Benim evimde yaşamayı da kabul etmiyordu. Bir yolunu bulup oraya yatırdık. Sonra hastalandı ve hastaneye yatırdım. Aşırı kansızlığı vardı. Bağırsaklarda tümörden şüphelendiler. Ama beslenmemekten ötürü olduğu ortaya çıktı. Sonra hemen evimde ona uygun olabilecek bir bölüm hazırladım. Bir de bakıcı buldum ve benimle kaldı.

Anneni kaybettikten sonra ne değişti hayatında?

Nilüfer: Ben annemin tek çocuğuyum. Annem ne yaptıysa, bana aşırı sevgisinden yaptı. Benimle kaldığı zaman bazen beni tanımazdı. Çok burkulurdum. Ama yaşasın ve hep yanımda olsun isterdim.

"AYŞE NAZLI'NIN FLÖRTÜNÜN OLMASINI iSTERiM"

Kızın erkek arkadaşını sana anlatır mı? Böyle konuları konuşur musunuz?

Nilüfer: Konuşuruz. Gayet rahat karşılarım. Şu anda bir flörtü yok ama olmasını isterim. Gizli gizli flört edeceğine benim bilgim dahilinde olması çok daha güzel olur. Amerikan filmlerinde olur ya çocuk elinde bir buket çiçekle kız arkadaşının evinin kapısını çalar... İşte Ayşe Nazlı'nın flörtü de eline bir buket çiçekle gelecek, "biz bu akşam şuraya gideceğiz izniniz olursa" diyecek. Kıymet verdiğini hissettirmeli.

Ayşe Nazlı annen çok film izlemiş...

Ayşe Nazlı: Ben böyle düşünmüyorum anne. O filmlerde oluyor. Kıymet vermek, çiçekle kapıya gelmek değil bence.

"LATiF'LE 3 YIL ÖNCE AYRILDIK"

Latif Demirci ile ayrıldınız değil mi?

Nilüfer: Üç yıl önce ayrıldık. İkimiz de bu konuda konuşmadık.

Hiç duymadık zaten...

Nilüfer: Bilirsin o da sevmez, ben de konuşmam böyle şeyleri. Arkadaşça hâlâ birbirimizi arayıp soruyoruz ama...

00:00